Organize Türkçe Cümleler

Çok ayıp bir şey ama bir süredir konuşurken, yazarken organize türkçe cümleler kuramıyorum. Belki kafam çok dolu, belki birçok şeyi aynı anda düşünüyorum. Evet haklısın uzun zaman oldu, merhaba, çok ayıp oldu.


Dedim ki madem ben organize yazılarla gelemiyorum okurların evlerine, dostlarımız Bayan psikolog ve Renee Nobiela mahlaslı yazarlarımız bize konuk oldular ve sizlerle buluştular.


Bu satırları yine gurbetten yazıyorum. Şu an masamda Terranova’da yetişen bir mandalina, Ekvator’dan gelen bir muz var. Malum önümüz kış vitaminleri depolamamız lazım. Hala İstanbul’dan uzakta yeni hikayeler biriktirme çabasındayım. Çok şükür Alllah’a hayat mücadelemize devam ediyoruz.


Önce bir telefon görüşmesini anlatmakla başlamak istiyorum.

+Frommyperspective1710 profilime fotoğraf paylaştım gördün mü?
-Aaa…Evet Gördüm, çok güzel bir fotoğraf, belki de sayfandaki en iyi fotoğraflardan…
+Çok Teşekkürler, siz kıymetli dostlarımız fikirlerini söyledikçe, fotoğraf paylaşmanın ayrı bir keyif oluyor.

-Ya sen bu fotoğrafları bir web sitesinde yayınlasan, kendine bir web sitesi açsan? Çok güzel olmaz mı Oğuz?
+Bir web sitem var ya, oguzhanuzun.com, orada yazıyorum…
-Aaa…senin Web siten mi vardı? Unutmuşum ben onu ya.

Bu telefon konuşmasına ek olarak, buradaki son yazımı paylaştığımda, bu telefon konuşmasını yaptığım kişi yazıyı paylaşma sırasında yanımdaydı. Bu telefon görüşmesi bıçak gibi saplandı bana.


11 aylık Kopukluklarımız, “Aaa…senin Web siten mi vardı? Unutmuşum ben onu ya.” cümlesiyle beni baş başa bıraktı.

Peki neler mi oldu 11 Ay’da? bir ordu güzel insan girdi hayatıma, bir o kadar da hikayeler…Hayatımdaki insanların kimi hayatımdaki yerini dondurdu, kimi yerini korudu, kimi güzel insanlarda hayatımdan çıkıp gitti, kimi güzel insanlarda hayatımdaki yerlerini sağlamlaştırdılar.






11 ayımı Slavoj Zizek ile detaylandırmak isterim. Slavoj Zizek’in “Gerçeğin Çölüne Hoş geldiniz!” cümlesini ilk defa Matrix filminde duymuştum. Beni çok etkilemişti. Zaman zaman günlük hayatta ’da kullanırım bu sözü. Bugün ki sosyal medya kanallarını gerçeğin çölüne benzetiyorum.  Her ne kadar günümüzde sosyal kanallarda kendi gerçeklerini gizleyen insanlarla dolu olsa da 11 ayda Oguzhan1710 Youtube kanalına 3 kısa film, 6 tane gezi videosu paylaştım. Instagram sayfasında 34 tane yeni fotoğraf paylaşıp 500’den fazla Tweet attım. Bu paylaşımlarda, gerçeğimin çölünde safari yapabilirsiniz.

Burayı nadasa bıraktım ama keşfetmeye ara vermeden devam ettim.
Leeds ‘in ve York’un tozunu attırmakla başladım İngiltere'yi keşfetmeye. Sonrası ver elini Liverpool, Manchester, Newcastle, Durham, Edinburg, Edinburg Hogmanay’18, Tantallon Castle, Queen Elizabet Forest Park, âşık olunası yer Glenco, Knaresborough, Scarborough, Whitby, Harrogate, Kendal, Lancaster, Blackpool, Sunderland, Lake District National Park, Cambridge, Bath, Brighton, Canterbury, Stonehenge
, Seven-Sisters Mountain, Hull City, ve Londra.

Bu kadar yer keşfe ederken, Mezun olabildin mi sorularını duyar gibiyim. Allah nasip etti çok şükür, başarılı bir şekilde mezun olmayı başardım.
Nasıl mı?

Bu süreci en başından anlatmak isterim. 2 defa Üniversite sınavına girdim. İkinci girişim ‘de bölüme yerleştim. Fakat üniversite ek yerleştirme olduğum için 6 ay kaydımı dondurdu. O 6 ay Kadıköy de dil kursuna gittim. Yarım dönem hazırlık okudum, Ielts verdim, kurumsal Toefl verdim son saniye de hazırlığı geçtim. İlk yıl bölümde işler yolunda gitmedi, bölümün DD Şampiyonuydum. Ortalamamı ikinci ve üçüncü sınıfta zar zor toparladım. Sonrasında Leeds Beckett de öğrenimime devam etmem gerekirken, isler yine yolunda gitmedi. Tekrar Ielts almam gerekiyordu. Defalarca Ielts'e girdim, 1 yıl sürdü. Sonrası Leeds Business School. Mezun oldum.

Biraz zaman aldı tabi mezun olmak. İstanbul’dan Eskişehir’e ilk gittiğimde yeğenim 3,5 yaşındaydı. , Ben mezun olana kadar o 4’üncü sınıf oldu,onunla da 1 saat önce konuştuk :“Amca yarın din kültürü sınavım var” dedi. Yılların geçtiğini fark etmek istemesen de, birileri veya bir şeyler fark ettirmeyi başarıyor.

Şimdilik olaylar böyle gerçekleşti. İngiltere’den İstanbul’a dönünce, buraya bir yazı yazabilmek için hayattan karşıma çıkaracak kilit bir cümle bekliyordum. Sonunda, bir arkadaşımın WhatsApp profilinin açıklama kısmı kafamdaki ışıkları yaktı. Aynen şöyle yazıyordu;

“Durma kendini hatırlat”. (Turgut Uyar, Göğe Bakma Durağı)

Ben geldim, merhaba yeniden. 
Durmuyorum, kendimi hatırlatmaya başladım, yeniden bir bedenden binlerce ruha ulaşmaya.





























































Yorumlar

  1. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil
  2. Seni ve yazılarını, akıcılığını seviyorum Oğuzhan Uzun... Her kötü deneyimin mutlaka çok güzel çıkarımları vardır, sen kötü koşulları ve insanları idare edebilen ve mücadele eden birisin. Dilerim en güzel deneyimler senin olur.

    Sevgilerle

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Beklemeye değmez mi?

The cause of all problems faced by humanity