THE OFFICE- İŞ DUNYASINI DİZİ YAPMANIN ALEMİ NE !

 Bu sıralar tutku denilen duyguyu sadece bir diziye atadım.

9 Sezon soluksuz izledim “THE OFFICE” dizisini.
Hani böyle Ramazan’da iftar sofrasında yenilen yemek gibi düşünün…

İlk yorumum her ne kadar  Türkiye’de durum komedileri pek işe yaramasa da Amerika’da her daim izleyiciye kendini izlettirmeyi başarıyor.

THE OFFICE

İsmi sizde iş hayatına dahil bir dizi olduğu yansıması yapabilir; evet bu dizinin içinde işlenen ana tema iş dünyası. Bu görünen kısmı. İşin içine girince; iş dünyasındaki aşıklar, absürd karakterler ve sıradışı olaylar ile dizinin yelpazesi genişleyebildiği kadar genişledi.

Tabi Amerikan dizi sektöründe hiçbir başarı ödülsüz kalmaz;
EMMY VE ALTIN KÜRE ile başarıları taçlandirildi. 


AKLINA NEREDEN GELDİ BU DİZİYİ İZLEMEK ?
Wyoming`de her gün Cosmin (oda arkadaşım) bu diziyi izliyordu.

Ballandıra ballandıra anlattı.

Dedim ki " Ya hu Cosmin...İş dünyasını dizi yapmanın alemi ne ! Uzaylılar ve süper güçler ile ilgili senaryolar dururken..."

Marvel izleyicisi yorumları hep bunlar.

Aradan uzun bir süre sonra bu diyalog aklıma geldi. Bir bakayım bu dizi ne anlatıyor, zaten 20-25 dk,ne kaybederim ki...


 BAŞLANGIÇ 
Hemen bir intro geçeyim. Aslında bu bir İngiliz dizisi, zamanında Greg Daniels, eşiyle beraber akşam yemeği yerken eşine bu konuyu danışır.
 “Sevdiğim sence Office hayatını anlatan bir dizi Amerika’da izlenir mi? “ dediğinde
Karısı ona “Saçmalama, para çöp olmasın gel biz bir güzellik merkezi açalım” demiş.
Hayalimdeki konuşmalar bu olsa da gerçekten Greg eşine danışıyor fakat eşi dizinin tutmayacağını iddia ediyor. Nitekim Greg projeye başlıyor.

Steve Carell, Rain Wilson, John Krasinski ve kıymetlimiz Jenna Fisher’in müthiş oyunculuklarıyla diziyi sırtladığı  gerçeği ile başlayalım. Keza diğer oyuncularda üzerlerine düşen rolleri maximum özverileriyle  diziyi süslediler.
İlk sezon 5 bölüm içermektedir. Beklentilerinizi ilk sezon düşürün ancak 2.sezon ile beraber diğer sezonların tadından yenmiyor.




NEDİR YANİ BU DİZİYİ BU KADAR İYİ YAPAN ?
 Şirketimizin ismi  Dunder Mifflin. Açıkcası Dunder Mifflin gibi sıradan bir kağıt şirketi neler anlatabilir diye düşünüyordum.Hatta bir süre sonra olayların tekrara düşebileceğini zannettim. Fakat öyle olmadı.

Not edin.

SIRADAN ŞEYLERİN BİRÇOK GÜZELLİĞİ İÇERDİĞİNİ FARK ETTİM.


Gerçi burada sıradan olan şey mekân, kişiler değil. Zaten kişiler olabildiğince Sıra-dışı ki bu diziyi izlenilebilir kılan durum.

Akabinde dizi bana şunu fısıldadı:

“Oğuzhan dinle, ne olursa olsun, diğer her şeyi unutmalısın. Mantığı, korkuyu ve Şüpheyi unutmalısın. Hayatını anlamlı kılacak birine ulaşmak için elinden gelen her şeyi yapmalısın. Ve eninde sonunda, atlamalısın.”
(ince spoiler)

SON OLARAK DİZİ İLE ALAKALI NE EKLEMEK İSTERSİN ?
Dizi her bölümde çeşitli fısıldamalar barındırıyor. Bu da bende diziyi vazgeçilmez hale getirdi.Eğer bir gün hayatın olası olayları için size pozisyon almayı öğreten bir dizi var mı diye sorarlarsa…
Vereceğiniz tek isim var…

THE OFFICE

https://www.youtube.com/watch?v=9yslB3BkDm8

https://www.youtube.com/watch?v=Vmb1tqYqyII

https://www.youtube.com/watch?v=Ut8QlWfTGwc

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Organize Türkçe Cümleler

The cause of all problems faced by humanity

Dünya'nın Misafirleri