Yayınlar

2021'E YENİ HATLAR

Resim
  Kapak Selam, şimdi sana bir cümle yazıyorum. Bir yere not al istersen, ara ara o nota bakmayı hatırla derim. -Her şeyi tadında yaşasak daha güzel olabilir bu hayat. Önsöz The Expendables 2 filminde  Arnold Schwarzenegger ’in dediği gibi  “I am Back!” (Expendables 2 ,2012 / Terminator,1984) Abu Dhabi-İstanbul Hattı Bazen hayat belirsizliklere dolu bir yer olabiliyor bunu unutmayın derim. Malum Abu Dhabi-Dubai’den döndüğümden beri çevremdeki insanlar şunu soruyor “Eee anlat naptın 6 ay oralarda?”  (Kafamda canlanan sahne) -Anlat +′′ We were buying the goods from Arab Faik, the second upload was carried out in Karabük. I was using the truck until Adana ′′ -Ne diyorsun? +Ne diyeceğim, siz kaçırdınız, siz anlatın (GORA,2004)   Neyi nasıl anlatayım cümlesi var ağzımda. Allah hepimize iyilik, sağlık, hoşluk versin...6 aydır Ortadoğu çöllerindeydim, bir şeyleri şikayet ettikçe 4 defa İstanbul uçak bileti ertelendi (bir tanesi uçuşa iki saat kala havaalanında iptal oldu).T

Mars’ta patates yetiştirmeye hazır mısın?

Resim
Kendimle ile alaklı küçük bir güncelleme yaparak yazıya başlamak isterim. Bir şekilde lokasyonumu  Ortadoğu’ya  fırlattım.  Bu bir başarı mıdır? Yoksa mesleki hayatımın ayağına sıkmak mı? Orasını şimdilik bilemeyeceğim. Aslında yapmak istediklerim bunlar mıydı? Bilemiyorum Altan, bilemiyorum... Eksileri artıları topluyorum;  şimdilik  Ortadoğu’ya gelerek optimal bir karar aldığımı düşünüyorum. Bakmayın şans ve baht kavramları da aslında önemli faktörler olabiliyor hayatımda. Alamayacağım kararları şansım yardımıyla alıyorum veya hayattaki şanslarım o alamayacağım kararları bana aldırttırıyor.Alınan kararların sonucu zamanla ortaya çıkıyor.  Şöyle bir durum da var ki bazen de şansızlığının etkisiyle  almamam  gereken kararları alıyorum. Var mı aklına gelen kötü alınmış kararlar cumhuriyetinden hikayeler?  Yokla bir kafanı vardır kötü alınan kararların sonucunda yaşanan olaylar silsilleri. ÖZLEM  Ortadoğu yaşamı özlem yapıyor insana... Size ö

Görücü Usulü

Resim
Sana yazacağım ilk cümle "yaşamında ki insanların yönlendirmelerine açık bir insansan  Referans kartlarını  ya da başka bir deyişle Görücü usulü kartlarını   her zaman kullanmamalısın." Neyi gözlemledim de Referans kartları ve Görücü usulü kartlarından bahsediyorum Sadece bir hayatımız varken niye amcanın eşinin kuzeninin önerdiği bölümü okumak durumunda kalıyorsun ki? Evet sen " güçlü kararlı insansın öyle bir şey yapar mısın!",  evet sen vizyon sahibisin aldığın kararlara güveniyorsun , evet hayatının " yüzde yüzünü kendi yöneten bir insansın "...Bir dakika güçlü kararlar alabilmekten, vizyonundan, kendi hayatını yönlendirmediğinden şüpheler mi duyuyorsun? çek hemen bir referans kartını...çek çek çekinme...Amcanın eşinin kuzenini önerdiği referans kartını...İşte o referans kartını aldıktan sonra olası yaşanacaklar, seçmiş olduğun bölümün ile senin aranda gerçekleşecek olan görücü usulü bir evliliğe dönüyor. Tabii şöyle bir durum da var ki gör

Güven vermiyor /Performans düşürmeye devam mı?/ Çekirdek

Resim
Geçmişin pozitiflerine saplanıp geleceğin olası negatifleriyle performans düşürmeye devam mı? Bu cümlem bir 3 defa okutuyor kendini. Evet haklısın, geçmişin pozitifleri yol gösterir ama her zaman değil, inovasyon realitesi yaşamın her noktasında.  Cümlenin ikinci kısmına gelirsek, mesela geleceğin negatiflerinden biri kaygıdır, olası durumlara sizi hazırlayabilir fakat geniş açınızı kapatabilir, önemli ayrıntıları gözden kaçırabilirsiniz. Birde bu durumların ikisi bir arada oldu mu? Efektif sonuçlar almayı beklemeyin hayatta... Merhaba Ağustosun sıcağında sizle dar alanda kısa paslaşmalar yapmak adına bu yazı ile karşınızdayım. “Çekirdek” kısa filmimiz geldi. Yine full production çalıştığım bir kısa filmimdi. Film, kendine has bir seyircisi topluluğu ile aslında organik seyirici hazırladı kendine. "Asansör" ve The people who do not speak the same language filmleri gibi kendisi kitlesini oluşturdu ve bunu tatmin etti diyebilirim.  Hayat yaşanacak

Organized Sentences

Resim
Intro It is a shame, when I have been speaking or writing for a while, I am not able to write or speak any organized sentences, most of them are inverted sentences. Maybe my mind is so full, maybe I have a lot of things to do at the same time. I am sorry, it has been long time to write here, I am sorry, yes you are right, it is a shame. When I realized that I was neglecting here, I found plan B for website. I have friends who are not going to let me down. I asked them to cover me in the website. Fortunately, they shared their arts with me on www.oguzhanuzun.com . I think that I am quite lucky for friendship. Where am I?   I am writing these sentences far away from İstanbul. There are mandarins that grow in Terranova da Sibari and banana is from Ecuador on the table. I am in Calabria, best chili pepper.   Still, I am experiencing different stories abroad, nevertheless, my Italian’s days are quite interesting and weird. Never mind, Thank Allah, I keep fig

GUEST

Resim
It is not a piece of cake to say goodbye to someone who is in a  good relationship  with you. I am in a good relationship with the World. How often do you invite a guest in your home? Once in a week  or once in a month?    If we looked more deeply for the guest experience, host and guest could have unforgettable memories each other. I mean sharing emotions, sharing stories, sharing fun, sharing victory, sharing failure, sharing laugh, sharing dram, sharing experience…These are unforgettable memories that make people think that life is worth to live.  Why I emphasize guest experience above? Because “We are guest on the planet .”  You should remind yourself, after you should remind other people who are in the world. " We are just guests in the world". There is critical point that even the world is hospitable for humanity, however humanity behaves rudely to the world. These rude behaviors are keep rising dramatically. Yet, if you do not understand,

İçe Dönüş: Bir “Aşk” Meselesi

Resim
Hitabım, aşkın her halini yaşayanlara… “Aşk hiç biter mi?” demiş bir şarkısında Ezgi’nin Günlüğü. Sahi, aşk hiç biter mi? Kalmaz mı bir sokakta, bir deniz kıyısında? Ufak bir notta veyahut satırlarca yazılmış bir mektupta? Hem sonra, hissedilmiş duygular baki değil midir evrende? Aranızdan cümlelerimi okuyan biri ya da birileri, katılmıyor olabilir sözlerime şu an. O halde şöyle devam edeyim; yaşanılanı, hiç yaşanmamış gibi silebilir misiniz tüm hafızalarınızdan? Değil midir ki nefes aldığımız müddetçe hissettiğimiz tüm duygular, bu ister aşk olsun, ister nefret ya da korku, bizimle baki? Hatta daha da acısını söyleyeyim mi size? Siz ya da bu evren sonsuza dek yok olsanız da zamanın belirli bir diliminde, belirli bir periyotta ve belirli bir alanda yaşanılmış veya hissedilen acı tatlı her bir duygunun da yok olup gidebileceğini düşünebiliyor musunuz? Bu, tıpkı sizin ve evrenin bir zamanlar var olduğu gerçeğini değiştirmeyeceği gibi o duyguların da bir zamanlar yaşanmış o